kanka ben dün öğlen ışıklı yaya geçidinden geçerken ayakkabımın tabanı erimiş hissettim yemin ederim eskişehir artık dayanılmaz bi hal aldı
haziranda 56 yılın en sıcak 11inci ayını yaşamışız
ya ben anlamıyorum porsuk kenarında bi nefes alayım desen gölge yok millet ağaç altına saldırmış çare bulamadık valla
gece 11de bile 28 derece moruk bu nasıl iş ya sabaha kadar klima çalışıyo zaten elektrik faturasından korkuyorum artık
ben bu sıcakta kütüphaneye gidip geliyorum ama ordaki klima ile dışardaki cehennem arasındaki farktan hasta oldum resmen mont filan taşımak lazım içeri girince üşüyosun
valla ben haziran başında buraya üni tercihi için gelen arkadaşlara acıyorum ama onlar bu sıcağı görüp kaçarlar herhalde eskişehir 50 derece olmadan bura güzel değil demeyin
meteoroloji açıklamış haziran mevsim normallerinin üzerindeymiş eskişehirde
yurdun geri kalanı normalmiş de bizim şehir yine kavurmuş
bu sıcakta evden çıkmak istemiyosun zaten
tramvayda ter içinde kalmak da cabası valla
ama bi yandan da dışarda oturmak varken evde mahkum olmak zor geliyo ya çarşıda dondurmacılar kuyruk olmuş ona rağmen terden dondurma eriyo elde
odunpazarındaki dar sokaklarda yürümek tam bi işkence taş duvarlar arasına hapsolmuş hava var ya ciğeri dağlıyor
tramvayın kliması yok mu sanki ama kapılar açılınca bütün o sıcak hava içeri doluyo ya insanın ciğeri yanıyor valla evde klimanın önünde yaşamaya karar verdim bu yaz
ya meteoroloji her seferinde yağmur veriyo yağmur yok sıcaktan asfalt yapışıyor ayakkabıya porsuk çayına atlayasım geliyo bazen
Yazmak için içeri gir.
İçeri gir →